Zeka bölümü 50-69 arasında tespit edilen
zihinsel geriliktir.
NEDENLER:
Doğum öncesi
- Hamilelik döneminde annenin
geçirdiği bulaşıcı hastalıklar, kullandığı
ilaçlar, kazalar ve zehirlenmeler, röntgen
çektirme, yetersiz beslenme,
-Akraba evliliği, kromozom
bozuklukları, kan uyuşmazlığı,
-Doğuştan metabolik bozukluklar.
Doğum sırasında
-Doğum sırasında bebeğin
oksijensiz kalması,
-Doğum sırasında bebeğe bulaşan
enfeksiyonlar,
-Zor doğum nedeniyle kullanılan
bazı araçların (vakum, forseps vb.) bebeğe zarar
vermesi,
-Erken yada geç doğum.
Doğumdan sonra
-Çocuğun geçirdiği ateşli hastalıklar (kızamık,
menenjit vb.)
-Beyin hasarına yol açan
kazalar, zehirlenmeler,
-Çocuğun beyin gelişimini
etkileyecek yapısal bozukluklar ve hormonal
düzensizlikler,
-Ayrıca çocuğun yetersiz
beslenmesi, uyarıcı eksikliği, ev ortamının
çocuğun oynaması ve çevreyi keşfetmesi için
uygun olmaması da hafif derecede zihinsel engele
neden olabilmektedir.
ÖZELLİKLER :
A- Zihinsel Gelişim Özellikleri
-Zeka ile başarı arasında
kuvvetli bir ilişki bulunduğu için, bu çocuklar
yaşıtlarından daha başarısız olabilir.
-Başarısızlık daha çok
okuma-yazmada, okuduğunu anlamada, temel
aritmetik becerileri kazanmada ortaya
çıkmaktadır.
-Akademik kavramları geç ve güç
öğrenirler, dikkatleri dağınık ve kısa
sürelidir. Devamlı izleme, teşvik ve değişiklik
isterler.
-İlgileri kısa sürelidir.
-Soyut kavramları anlamada güçlük çektikleri
için zaman kavramını ve aritmetik kavramları
algılama çok geç ve güç gelişir .
-Genelleme yapmakta zorlanır,
kazandıkları bilgileri ilişkilere göre
gruplamada güçlük çekerler.
-Bellekleri zayıftır, gördükleri
duydukları şeyleri çabuk unuturlar, bu nedenle
sık sık konuları tekrar etmek gerekir.
-Uzak gelecekle pek
ilgilenmezler.
-Görsel ve işitsel algıları
zayıftır.
-Duygu ve düşüncelerini açık ve
net ifade edemezler.
-İki şey arasındaki benzerlik ve
ayrılığı kolay ayıramazlar. Tasarım ve çağrışım
yetersizdir. Dördüncü sınıfa doğru algılama
yetenekleri artar.
-Olayları anlatma ve tartışma yetenekleri
takvim yaşının altındadır.
-Eşyaları genellikle tanırlar,
eşyaları sınıflandırmada ve yararlarına ait kısa
açıklamalar yapmada başarılı olurlar .
-Resim açıklamalarında
genellikle eşyaları isimlendirir ve hareketleri
anlatabilirler. Çizdikleri resimlerde detaya
önem vermezler.
B- Psikomotor Gelişim Özellikleri:
-Kol bacak kasları gelişmiştir,
bazı çocuklar vücut hareketlerini (yürüme,
koşma, merdiven çıkma v.b) normal yaşıtları ile
aynı zamanda, bazıları ise yaşıtlarından biraz
daha gecikmeli olarak yapabilirler .
-Yürüyüş, sıçrama, atlama
hareketlerini yapmada kolaylık görülür. Belirli
uzaklığa topu fırlatma ve yakalama gibi el ve
kol kaslarının kontrolüne yarayan düzenli
denemeleri çoğu kez başarabilirler.
-Devamlı ve daha fazla dikkat
harcayarak kalem fırça ve tebeşir kullanma
becerisi kazanırlar. El becerilerine karşı ilgi
artar. Makasla kağıt kesmekten, çekiç ve testere
gibi aletlerle iş yapmaktan hoşlanırlar, ama
yaptıkları işler genellikle kabaca işlerdir.
-Bir kısmı bakmadan yazabilecek
hale gelebilir. Okumayı tam olarak
öğrenebilenlerin sayısı ise daha da azdır.
-Fiziksel gelişimleri (boy-kilo)
ise yaşıtlarının gelişimi ile bir tutarlılık
gösterir.
C- Dil ve Konuşma Gelişim Özellikleri :
-Konuşmayı yaşıtlarının geçtiği
aynı basamaklardan geçerek öğrenir ve
geliştirirler, ancak bu basamaklardan geçiş
hızları yavaştır. Bu nedenle dil ve konuşma
becerilerinde gecikme ve ilk basamaklarda
takılma gibi durumlara sıklıkla rastlanmaktadır.
-Bu çocuklarda her tür konuşma ve dil
bozukluklarına rastlamak mümkündür. Sekiz
yaşlarında kelime dağarcıkları normal
çocuklarınkinin %25-35’i kadardır.
-Alıcı ve ifade edici dil gelişimi
zayıflıklarına rastlanmaktadır. Çoğunlukla
ilköğretime konuşma ve dil becerilerini zayıf da
olsa kazanmış olarak başlamaktadırlar.
D- Sosyal ve Kişilik Gelişimi Özellikleri:
-Genellikle kendilerinden yaşca
küçük çocuklarla iletişim kurarlar.
-Duygu ve düşüncelerini açıkça
ifade edemezler, güvendikleri bir kişinin teşvik
ve onayını beklerler.
-Yakın çevresindekilerle kolay
dostluk kuramazlar. Kurdukları dostlukları uzun
süre devam ettiremezler.
-Sosyal ilişkilerinde grupta daima başkalarına
bağımlı olma eğilimindedirler. Grup
etkinliklerinde bir lidere tabii olmayı
isterler, sorumluluk almaktan çekinirler.
Genellikle grupta lider olmazlar.
-Oyun ve toplum kurallarına
uymakta zorluk çekerler. Kuralları güç oyunlara
ve sosyal faaliyetlere katılmazlar.
-Sosyal durumlara uymada zorluk
çekerler ve uyum sağlayacak uygun çözüm yolları
bulamazlar.
-Sosyal faaliyetlere karşı
ilgileri azdır .Çok az sayıda sosyal
faaliyetlere katılırlar.
-Sosyal ilişkilerinde
kendilerini grupta kabul ettirecek becerileri
azdır.
ÖNERİLER :
Özbakım Becerileri
-Özbakım becerileri (tuvalet eğitimi, temizlik
ve yeme alışkanlığı v.b) doğuştan getirilmeyen
öğrenilerek kazanılan davranışlardır. Bu
çocuklar tuvalet eğitimlerini belki
yaşıtlarından geç kazanacaklardır ama temizlik
ve yemek alışkanlıklarını kendi yaşıtları ile
aynı zamanda kazanabilirler.
-Özbakım becerilerinin gelişmesi
çocukların evde ne öğrendiklerine ve onlardan ne
istendiğine bağlıdır. Bu çocukların çoğu,
muhtemelen bir çok yönleri ile yaşıtlarına
benzeyeceklerdir.
-Eğer bir çocuğun küçük kas
motor gelişimleri tam olarak gelişmemişse
düğmelerini iliklemede, sert yiyecekleri
ısırmada, fermuarını ve kemerini sıkıca kapamada
zorluk çekebilirler. Bu nedenle sınıf içinde ve
bireysel olarak çocuğa nasıl yapacağını
öğretmek, her öğrenme becerisini (örn:düğme
ilikleme ) en ince ayrıntısına kadar alt
basamaklarına ayırmak ve bu basamakları sırasına
göre takip etmek, çocuk bir beceriyi tamamen
kazanmadan diğer beceri kazandırma çalışmalarına
geçmemek, öğrenilen beceri basamaklarını geriye
dönerek pekiştirmek gerekmektedir. (Bu çocuklar
elbiselerini giymekten çok çıkarma işlemini
yapmakta daha başarılıdırlar.)
-Hafif düzeyde zeka engelli çocuklarda sofra
kurallarını yaşıtları gibi kazanabilirler, bu
becerilerin gecikmiş olması aile ortamından
kaynaklı olabilir. Bu nedenle beslenme
saatlerinin özbakım beceri gelişimlerini
destekleyici ve öğretici bir biçimde eğitim
programlarında özellikle 1.2.3. sınıflarda yoğun
olarak yer verilmeli, sınıfta bulunan yardımcı
annelerden de beslenme saatinde özbakım beceri
gelişimlerini desteklemede yardım alınmalıdır.
-Tuvalet eğitimini kazanmada yaşıtlarına nazaran
gecikme görülebilmektedir. Fakat bu konuda
ailenin nasıl bir eğitim yöntemi uyguladığı da
çok önemlidir. Eğer çocuklar altlarının kuru
kalmasını daha iyi olduğunu öğrenmişlerse sözler
ya da işaretlerle tuvalete gitmeyi
isteyeceklerdir. Bununla beraber giysilerini
çıkarma, temizlik alışkanlığı, gibi konularda
yardıma ihtiyaç duyacaklardır. Bunun için özel
eğitimde fırsat eğitimi denen her yerde ve her
ortamda eğitim verme kuralı tuvalet eğitiminde
de işler hale getirebilir.
Kendini Gerçekleştirme:
-Akademik etkinliklerde yavaş
olabilirler ancak yinede kendi yeteneklerini ve
yetersizliklerini anlayabilecek düzeye
gelebilirler.
-İlköğretim okullarında, normal
yaşıtlarıyla aynı sınıflarda kaynaştırma
programına alınabilirler.
-İlköğretim okullarının
bünyesinde açılan benzer özellikteki çocuklardan
oluşan özel eğitim sınıflarına
yerleştirilebilirler.
-Bu iki uygulamaya destekleyici
olarak özel eğitim merkezlerinin eğitim ve
öğretiminden yararlanabilirler.
-Engel durumu bebeklik döneminde
farkına varıldığı takdirde, zihin, dil ve sosyal
gelişimde kritik bir öneme sahip olan 0-3 yaş
arasında bol uyarıcı, ilgi ve sosyal etkileşimle
ilerleme kaydedilmesi mümkündür.
-Bu çocuklara, normal çocuklara uygulanan
eğitim programının hafifletilmiş ve işleniş
süresi daha kısaltılmış özel eğitim programları
uygulanmalıdır. Eğitilebilir zeka engeli olan
çocukların bilişsel gelişim alanları dikkate
alınarak özel eğitim uzmanı, çocuk gelişim
uzmanı ve sınıf öğretmeni tarafından sınıf ve
bireysel eğitim programları hazırlanmalı, bu
program uygulanırken uzmanlarla iş birliği
halinde olunmalı, her zaman bireysel
çalışmalara yer vermelidir. Çünkü bu çocuklar
akademik becerileri grup eğitiminden ziyade
bireysel eğitim yolu ile daha çabuk
kazanmaktadırlar. Konulara ve ünitelere uygun
eğitim materyalleri, drama materyalleri, atölye
materyalleri hazırlanmalı, bu hazırlık sırasında
somut kavramlardan yararlanmalıdır. Ayrıca sınıf
öğretmenlerinin sınıftaki çocukları çok iyi
tanıması, pratik ve uygun çözüm yollarını
üretebilmesi gerekmektedir.
-İlköğretim ders programında
önemli olan bu çocukların dil gelişimlerini
yaşıtları düzeyine ulaştırabilmektir. Bu nedenle
özel eğitim uzmanları, çocuk gelişim uzmanları
ve konuşma uzmanlarının çocuğa özel, dil ve
konuşma beceri gelişim programlarını ders
programlarına yaymaları ve sınıf öğretmeni
tarafından da bu programların sınıf içinde
uygulanması gerekmektedir.
-Eğer çocuğun tanısı konmuş bir
dil ve konuşma bozukluğu varsa uzmanlar
tarafından bu çocuklara bire bir özel eğitim
vermeli, sınıf içinde ders öğretmeni çocuğu
takip etmelidir.
-Bu çocukların yaşıtlarından çok
büyük farkları olmasa da büyük ve küçük kas
gelişimlerini artırıcı egzersizlerin okul
ortamında (Fizik Tedavi Uzmanı, Çocuk Gelişimi
Uzmanı, Özel Eğitim Uzmanı yardımı ile)
gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu destek
sayesinde çocuklar el ve ayak kaslarını ders ve
serbest zaman etkinliklerinde nasıl
kullanabileceklerini bilir ve bu konuda
zorlanmazlar.
Sosyal Beceriler :
-Toplum içinde nasıl
davranmaları gerektiğini öğrenebilirler.
-Nezaket ve görgü kurallarına uymada zorluk
çekerler. Çoğu sosyal yaşantılardan yoksun olan
bu çocuklar için kuralları basitleştirmek ve
onları sosyal deneyimlere sokmak gelişimlerini
hızlandırabilir.
-Bu çocukların sosyal bir varlık
olarak gelişmesi için daha sık ve daha çeşitli
yaşantılar geçirmeleri gerekir (örn: her konu
ile ilgili geziler düzenlenmeli ,sinema ve
tiyatroya gidilmeli, yaşıtları ile işlevsel
kaynaştırma almaları v.b) Bu çocukların sosyal
yaşantılarını sınırlamak değil artırmak, eğitsel
faaliyet çalışmalarına önem vermek gerekir. Bu
nedenle sosyal gelişimlerinin ve kişilik
gelişimlerini artırıcı eğitim programlarına yer
verilmesi ve uygulanması gerekmektedir.
-Akademik becerilerin yanı sıra,
telefon kullanma, bir formu doldurma,
alışverişte para hesabının yapılması gibi yaşama
ait becerilerin geliştirilmesine önem
verilmelidir.
Ekonomik Bağımsızlık:
-Bir işin gerektirdiği becerileri öğrenebilirler
ve iyi çalışma alışkanlıkları kazanabilirler.
Bir işte çalışmaları kişisel yeterliliklerini
sağlamak için gereklidir. Bu nedenle iş eğitimi
programları ilköğretimden sonra dikkate
alınmalı, ailenin, eğitimcinin ve gencin ortak
kararıyla bir iş eğitimi programı ve iş tercihi
yapılmalıdır.
HAFİF DÜZEYDE ZİHİNSEL YETERSİZLİK GÖSTEREN
ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNDE GÖZ ÖNÜNE ALINACAK ESASLAR
Çocukların istenilen davranışları göstermeleri
veya göstermemeleri belirli nedenlere dayanır.
Uygun davranışların geliştirilmesi için
aşağıdaki ilkelerin göz önünde bulundurulması
gerekir.
1. Kavramların Basitleştirilerek Öğretim Alanına
Sokulması:
Zihinsel engelli çocuklar için soyut kavramlar
güç öğrenilir. Somut ve fonksiyonel kavramlar
yeğlenmelidir. Çocuklar bir defada pek çok
kavram öğrenemezler. Kavramların sayılarını
sınırlandırmalı, kavramlar çocuklara tek tek
öğretilmelidir. Bir kavram iyice öğretilmeden
diğer kavrama geçilmemelidir.
2. Konuların Kısa Süreli Ele Alınması:
Zihinsel engelli çocukların uzun konuları
izlemek yönünden dikkat ve yetenekleri yeterli
değildir. Bu nedenle ünite bütünlüğü içinde ele
alınacak konular, kısa süreli zaman dilimleri
içinde, küçük bölümler halinde işlenmelidir.
3. Öğrenmenin, Rastlantıdan Çok Programlara
Bağlı Olarak Yapılması:
Zihinsel engelli çocukların kavrayış düzeyleri
dikkate alınarak, etkinlikler anlamlı parçalara
bölünmeli, bölümler sırasıyla kavratıldıktan
sonra devam edilmelidir.
4. Öğretimin Çocuğun Gelişim Düzeyine Uygun
Olması:
Zihinsel engelli çocuğun öğrenme düzeyi
belirlenmeli ve öğrenime o düzeyden
başlanmalıdır.
5. Öğretimde Çocuğun Gelişim Düzeyine Uygun Araç
ve Gereçler Kullanılması:
Bu çocuklar için kullanılacak araçlar çevredeki
gerçek araçlar olmalıdır. Karmaşık parçalı
araçlar yerine, az parçalı basit araçlar
seçilmeli, araçların parçaları yerine bütünü ve
işlevi ele alınmalıdır.
6. Sınıftaki Çalışmaların Düzeye Uygun ve Basit
Olması:
a)
Bireysel eğitim etkinlikleri çıkış noktası
olmalıdır.
b)
Çocuğa başarabileceği görevler verilmelidir.
c)
Öğrencilerin başarılı çalışmaları mutlaka
görülmeli ve ödüllendirilmelidir.
d)
Doğru yanıtlayabileceği sorular sorulmalıdır.
e)
Çocuğun başarısız olduğu noktada
bırakılmamalıdır.
f)
Gerekirse görevi yerine getirmesinde yardım
edilmelidir.
g)
Olumsuzdan daha çok olumlu ifadeler
kullanılmalıdır.
h)
Maddi ceza verilmemelidir.
i)
Güven sarsıcı sözlerden ve isteklerden
kaçınılmalıdır.
j)
Sınıf içersinde söz almalarına oldukça fazla yer
verilmelidir.
7. Zihinsel Engelli Çocukların Eğitiminde,
Ailenin Önemi Göz Önünde Bulundurularak Veli
İşbirliği Sağlanması, Aile Eğitimi Çalışmaları
Yapılması:
Çocuğun düzeyinin belirlenmesi, aile rehberliği
gibi konularda Rehberlik ve Araştırma
Merkezi’nden yardım istenmelidir.
8. Öğretmenin Ağır Öğrenen Çocuğu İleri Eğitim
Kademelerine Değil İş Yaşamına Hazırladığını
Bilmesi:
O bir önder olacak değildir, yaşamını kafasıyla
değil elleriyle kazanacaktır. Bu bakımdan ona
yaşamı boyunca kullanacağı temel bilgi ve
becerileri kazandırmaya çalışmalıdır.
9. Tekrara Önem Verilmesi:
Geç ve güç öğrenirler, çabuk unuturlar. Bu
çocukların eğitiminde en aza indirilmiş beceri
ve bilgiler üzerinde sık tekrara önem
verilmelidir.
10. İlgi ve Dikkatlerin Uyanık Tutulması:
Dikkatleri dağınık ve dikkat süreleri kısadır.
Sık sık dikkatlerini toplayıcı hareketler
yapmalı, ilgi duymadığı konular üzerinde fazla
durmamalı, dersler elden geldiğince
somutlaştırılmalıdır.
11. Genelleme Yapamamaları:
Zihinsel engelli çocuklar genelleme yapamazlar.
Bir konuda öğrendiği kuralı bir başka konuya
aktaramazlar. Bu bakımdan her konuda gerekli
olan bilgi ve becerileri ayrı ayrı öğretmek
gereklidir.
Hafif Düzeyde Zihinsel Yetersizliği Olan
Öğrencilerin
Öğretmenleri, Sınıf İçinde Neler Yapmalıdırlar?
Hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan
öğrencilerin öğretmenleri sınıf içinde şunları
yapmalıdırlar:
1. Bulunduğu sınıf ne olursa olsun, bildiği ve
başardığı şeyler, hareket noktası olarak
alınmalıdır. Onda sebat, sabır, düzen, işbirliği
gibi niteliklerin geliştirilmesi için özel bir
önem verilmelidir.
2. Çocuğun kişiliğine saygı gösterilmelidir.
Çocuğun engelini ve başarısızlıklarını olur
olmaz vesile ile yüzüne vurmaktan kaçınıl-malı,
kuvvetli yanları bulunup geliştirilmelidir.
3. Çocuğa o şekilde davranılmalıdır ki, öteki
çocuklar da onu sınıfın bir üyesi olarak kabul
etsin. Örneğin; diğer çocukların derslerde zaman
zaman ona yardım etmesini sağlanmalıdır. Sınıf
et-kinliklerinde başarabileceği sınırlı
sorumluluklar verilmelidir. Böylece sınıftaki
öteki çocuklar onu daha iyi anlayacaklar ve
gelişme-sine yardım etme isteği duyacaklardır.
4. Öğretmen, çocukları öğrenim kademelerine
değil, iş yaşamına hazırladığını çok iyi
bilmelidir. Öğrenci, bir önder olacak değildir.
Yaşamını daha çok kafasıyla değil, elleri ile
kazanacaktır. Bu bakımdan ona yaşam boyunca
kullanacağı temel bilgi ve beceriler
kazandırılmaya çalışılmalıdır.
5. Çocuklar, soyut konuları çok zorlukla
öğrenirler ve yaratıcılık isteyen etkinliklerde
zorluk çekerler. Konuları elden geldiğince somut
biçimde, yaşayarak, deneyerek, göstererek,
karşılaştırarak öğretmeye çalışmalıdır.
6. Geç ve güç öğrenirler. Çabuk unuturlar. Bu
çocukların öğretiminde en aza indirilmiş bilgi
ve beceriler üzerinde sık tekrara önem
verilmelidir.
7. Dikkatleri dağınık ve dikkat süresi kısadır.
Sık sık dikkatlerini toplayacak hareketler
yapmalı, ilgi duymadıkları konular üzerinde
fazla durmamalı ve elden geldiğince dersleri
somut biçimde izle-meye çalışılmalarına yardımcı
olunmalıdır.
8. Çocuk genelleme yapamaz, bir konuda
öğrendikleri kuralı başka konulara uygulayamaz.
Bu bakımdan, her konuda gerekli olan bilgi ve
becerileri ayrı ayrı öğretmek gerekir. Örneğin;
çocuk çiçek ve otların birer bitki olduğunu
öğrenmişse, ağacı gördüğün-de onun da bitki
olduğu düşünemez. Ona, ağacın da bir bitki
olduğunu ayrıca öğretmek gerekir.
9. Basit sözcükler ve kısa cümlelerle
konuşulmalıdır. Bu çocuklara her fırsatta
kendilerini sözlü olarak anlatmalarına olanak
vermeli, buna teşvik etmelidir. Böylece
duygularını, düşüncelerini sözlü olarak
anlatarak kendilerine güven kazanabilirler. Sık
eleştiriler kendilerine olan güveni yıkacağından
bu konuda dikkatli olun-malıdır.
10. Çocuklar kolayca yorulur ve sebatsızdırlar.
Onların bu durumunu daima göz önünde tutmalı,
hoş karşılamalıdır. Uzun süre aynı tür çalışmaya
zorlanmamalıdırlar. Yorulduğu zaman çalışmanın
türü değiştirilmelidir.
12. Çocukların gerek kendilerinin, gerekse anne
ve babalarının bu duruma uyumu sağlanmalıdır. Bu
çocukların anne ve baba ta-rafından
başaramayacağı zihinsel çalışmalar ve akademik
öğrenim basamaklarına itilmesini önlemeye
çalışılmalıdır.
Hafif Düzeyde Zihinsel Yetersizliği Olan
Çocukların
Aileleri Neler Yapmalıdırlar?
Hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan
çocukların aileleri şunları yapmalıdır:
1. Çocuk, yaşıtlarına göre biraz daha geç ve güç
öğreneceğinden, çocuktan zekâ düzeyinin üzerinde
başarı beklenmemeli, normal başarı göstermesi
için zorlanmamalıdır.
2. Sınıfına uyum sağlayabilmesi için
öğretmenlerle işbirliği yaparak, evde derslerini
kavramasına yardımcı olunmalıdır.
3. Küçük başarıları bile desteklenerek daha
başarılı olma isteği için ortam sağlanmalı,
böylece kendine güven duygusu
geliş-tirilmelidir.
4. Evde yapabileceği işler verilerek sorumluluk
duygusu geliş-tirilmeli, etkin olduğu konulara
yöneltilmelidir.
5. Çocuğun zayıf yönleri eleştirilmemeli,
kuvvetli yönleri bulu-nup geliştirilmeye
çalışılmalı; olumlu davranışları her fırsatta
de-ğerlendirilmeli ve desteklenmelidir.
6. İyi arkadaş ve çevre ilişkileri kurmasına
olanak sağlanmalı, yardımcı olunmalıdır.
7. Kardeşleri ve arkadaşları ile
kıyaslanmamalıdır.
8. Çocuktaki davranış bozukluğunun birçoğunun,
doğrusunu bilmediğinden ya da beceremediğinden
kaynaklanacağını düşünerek, bu bozukluğun ve
hataların neler olduğunu ve doğrunun nasıl
olacağı sevgi ve anlayışla anlatılmalı, çocuk
ikna edilmelidir (Hatalarından dolayı hırpalanan
bu çocuklarda kişilik bozuklukları artar).
9. Çocukta görülen davranış bozukluklarının
nedenleri incelenmeli, problemlerini çözmede
yardımcı olunmalıdır.
10. Olumsuz davranışları bazı hallerde
görmezlikten gelinmeli, hataları
büyütülmemelidir.
11. Aşırı sevgi ve aşırı baskı kaldırılmalı,
sınıflandırma zamanında ve yerinde yapılmalıdır.
12. Anne ve babanın “eğitim görüşleri” tutarlı
olmalı, alacakları eğitim önlemleri, birbirini
desteklemelidir.
13. Anne ve baba, aile sorunlarını çocuğun
yanında tartışma-malıdır. Ailedeki
huzursuzluklar, çocuğun başarısında ve davranış
bozuklukları göstermesinde en büyük etkendir.
14. Çocukta akademik başarıdan çok, sanata
yönelik becerile-rin gelişmesini sağlayıcı
etkinlikler yapılmalıdır. Çocuk ileri öğrenim
kademelerine değil, iş hayatına hazırlanmalıdır.
Hafif Düzeyde Zihinsel Yetersizliği Olan
Bireylerin
Yararlandığı Eğitim Ortamları
Hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan
bireylerin yararlandığı eğitim ortamları
ilköğretim okulları, özel eğitim sınıfları ve iş
okullarıdır. Bunların özellikleri şunlardır: 1) İlköğretim okulları ve özel eğitim
sınıfları
a) Orta düzeyde zihinsel yetersizliği bulunan
bireyler için ilköğretim okulları açılmaktadır.
b) Orta düzeyde zihinsel yetersizliği bulunan
bireyler için ilköğretim okulları bünyesinde
özel eğitim sınıfları açılmaktadır.
c) Özel eğitim sınıflarında birleştirilmiş sınıf
programı uygulanmaktadır. 1, 2, 3, 4. sınıf ve
5, 6, 7, 8. sınıf biçiminde birleştirilmiş sınıf
programı uygulanmaktadır.
d) Eğitim süresi 8 yıldır.
e) Sınıf mevcudu en fazla 12 öğrencidir.
f) Okuma yazma öğrenen öğrencilere ilköğretim
diploması verilmektedir.
2) İş Okulları
a) İlköğretimlerini tamamlayan, 21 yaşından gün
almamış, orta düzeyde zihinsel yetersizliği olan
bireyler için açılan özel eğitim kurumlarıdır.
b) Okulda etkinlik süresi günde toplam altı ders
saatidir.
c) Okulun programı, birinci yılı hazırlık olmak
üzere dört yıldır.
d) Hazırlık sınıflarında öğrencilere, kültür
dersleri ve merkez-deki atölyelerde gerekli
teorik bilgiler verilir; uygulamalı iş eğitimi
yoluyla temel bilgi ve beceriler kazandırılır.
Bu sınıfta öğrenciler bir iş yerine
gönderilmezler.
e) Öğrenciler hazırlık sınıfında ilgileri,
istekleri ve yeterlilikleri ölçüsünde iş veya
meslek programlarına yöneltilirler.
DERLEYEN:KARABÜK REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ
ÖZEL EĞİTİM BÖLÜMÜ-2008