Görme Yetersizliği Olan Birey:
Görme gücünün kısmen ya da tamamen kaybından
dolayı özel eğitim ve destek eğitim hizmetine
ihtiyacı olan birey olarak tanımlanır.
Görme Engelliliğin Yasal Tanımı;
görmenin ve görme alanının ölçümüne bağlıdır.
Yasal tanım, tıp alanında çalışanlar ve diğer
ilgililer tarafından kullanılmaktadır. Bu tanıma
göre; “tüm düzeltmelerle birlikte, gören gözün
olağan görme gücünün onda birine yani 20/200'
lük görme keskinliğine ya da daha azına sahip
olan ya da görme açısı 20 dereceyi aşmayan
bireylere kör denilmektedir. 20/200'ün anlamı;
görme yetersizliğinden etkilenen bireyin 60 cm.'
den görebildiğini, normal görme gücüne sahip
olan bireyin 6 m.' den görebilmesidir. Görme
açısının dar olmasının anlamı ise, normal görme
keskinliği olmasına rağmen, görmenin sadece
merkezdekilerle, 20 dereceyle sınırlı olma, 20
derecenin dışında kalan nesneleri görememedir.
Yasal-Tıbbi- Tanımlama Sistemine Göre Az Gören
Tanımı İse;
görme keskinliği 20/70 ile 20/200 arasında olan
bireylerdir. Anlamı ise, normal gören bireyin 6
m.' den gördüğünü, az gören birey 2 m. İle 60
cm. arasındaki mesafeden görebilmektedir.
Görme Engelliliğin Eğitsel Tanımı İse;
görme yetersizliğinden çok ağır derecede
etkilenen, mutlaka kabartma alfabeye (braille)
ya da konuşan kitapların kullanılmasına ihtiyaç
duyan bireyler “kör”; büyütücü araçlar
yardımıyla ya da büyük puntolu yazılı materyali
okuyabilen bireyler “az gören” dir. Eğitsel
tanımın yasal tanım kadar kesin ve açık olmaması
eğitsel değişkenlerden ve öğretimde okuma
yöntemini vurgulamış olmasından
kaynaklanmaktadır. Nedenleri:
Çok sık rastlanmamakla birlikte genetik
olabilir. Annenin hamileliği sırasında geçirdiği
kızamıkçık gibi ateşli hastalıklar, aldığı bazı
ilaçlar ya da röntgen ışınlarına maruz kalma
görme engeline neden olabilmektedir. Doğumun güç
olması da bir başka nedendir. Prematüre (erken)
doğan bebeklere küvezde fazla oksijen verilmesi
çocuğun kör olmasına neden olabilmektedir. Doğum
sonrasında çocuğun geçirdiği ateşli hastalıklar,
kazalar, zehirlenmeler görme engelinin
nedenlerindendir.
Özellikleri:
*Görme engelinin derecesi ne olursa olsun ( az
gören- kör) , görme problemi olan çocukların
gelişimsel, bilişsel ve sosyal özellikleri
konusunda eğitimden yararlanma olanakları
vardır. Bunun için de öncelikli olarak bu
özelliklerin bilinmesi gerekir.
* Dil öğrenilen bir özelliktir ve işitsel olması
nedeniyle görme güçlüğü olanların dil
gelişimlerine olumsuz etkisi yok denecek kadar
azdır. Olumsuz sayılabilecek en belirgin özellik
kör olan bireylerde daha çok görülen “Verbalism”
yani aşırı sözcük kullanmadır.
*Körlük, düşük zekanın belirleyicisi değildir.
Ancak görme ile ilgili yaşantılarının zengin
olmayışı nedeniyle yeterli eğitim olanaklarının
sağlanması gerekmektedir.
*Kavramsal gelişimleri, normal olan çocuklara
oranla daha geridir. Özellikle soyut kavramlarda
başarı düşüktür. Bunun nedeni ise uygun öğrenme
yaşantılarının olmayışıdır.
*Görme engelli çocukların en fazla sıkıntı
çektiği konu, alan kavramıdır.Çünkü diğer
duyularını kullanarak öğrenme çabası
göstermekte, alana ilişkin bilgilerde diğer
duyuları sınırlı kalmaktadır.
* Hareket özgürlüğündeki becerileri
kazanabilmesi için görme engelli çocuğun,
fiziksel engellerin farkına varması
gerekmektedir. “Engel Duyusu” olarak nitelenen
bu duyu, bireyin önündeki engelin yerinin ve
yönünün algılanarak belirlenmesinde
etkilidir.Yer ve yön, işitsel olarak algılanır
ve belirlenir.Bunun için yankılanmalardan
yararlanılır. Bu yolla engel duyusu gelişir.
Görme engelliler, dikkatlerini yoğunlaştırarak
daha iyi ayrım yaptıklarından dolayı işitme ve
dokunma duyularını daha iyi kullanmaktadırlar.
GÖRME YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLERİN EĞİTİMİ
-Görme yetersizliği olan çocuk ya kördür ya da
az görendir. Kör demek, çocuğun uzak yada
yakından hiçbir şeyi görmemesi anlamına
gelmektedir. Az gören ise çocuğun çevresinde
bulunan şeylerin yakınına giderek ya da gözüne
getirerek kısmen fark etmesi anlamına
gelmektedir. Az gören çocuk, nesneleri kesin
olarak fark edememektedir. Ancak karartı halinde
gölgeler şeklinde görmektedir.
-Görme engelinin oluşmasında çok çeşitli
nedenler vardır. Görme engeli irsi olabilir ve
soydan soya geçebilir. Ancak bu duruma sık sık
rastlanmamaktadır. Annenin hamileliği sırasında
da görme engeli ortaya çıkabilir. Hamilelik
sırasında anne kızamıkçık gibi ateşli
hastalıklara yakalandığında, bazı ilaçlar
alındığında ve röntgen ışınlarına maruz
kaldığında körlük yada görme güçlüğü olabilir.
Doğumun güç olması da bebeğin görme engelli
olmasına neden olabilir. Doğum sonrasında
geçirilen ateşli hastalıklar, kazalar ve
zehirlenmeler görme engeline yol açabilir.
-Görme güçlüğünün ne kadar erken farkına
varılabilirse tedavi edilme imkanı artar. Tedavi
edilmesi mümkün olmadığında da, erken eğitim
önlemleriyle çocuğun daha olumlu hayat sürmesi
mümkün olabilir.
Görme yetersizliği olan çocukları fark etmede
birçok ipuçları vardır:
-Gözlerinin önünde bulunan ilgi çekici eşyaları
takip edememe ya da farkına varamama
-Uzun süre aynı yere bakma
-Farklı bir şekilde gözlerini döndürme
-Sık sık gözlerini ovma ve kaşıma
-Gözlerini ışıktan kaçırma ve gözlerinde titreme
-Sağa sola amaçsız uzanma ve sık sık düşme
-Renkli bir resmin renklerini ayıramama
-Gözlerde kızarma ve yaşarma
-Gözlerinin ortasında bulanıklık ve ışık
geldiğinde parlama
Görme Güçlüğü Olan Çocuk Neden Öğrenme
Güçlükleriyle Karşı Karşıya Kalır?
Görme güçlüğü olan çocuk hiç göremiyorsa,
bedenini nasıl kullanacağını öğrenmede
güçlükleri olabilir.
Bu güçlük, diğer insanların bazı şeyleri
yaparken vücutlarını nasıl hareket
ettirdiklerini görememesinden kaynaklanmaktadır.
Görme güçlüğü olan çocuk,
-Diğer insanların parmaklarını nasıl
kullandıklarını, dokunduklarını, aldıklarını ve
tutuklarını görememektedir.
-Diğer çocukların nasıl oynadıklarını
görememektedir.
-Diğer insanların nasıl yemek yediklerini
görememektedir.
-Diğer insanların tuvalette nasıl
temizlendiklerini ve lavaboyu nasıl
kullandıklarını görememektedir.
-Görme güçlüğü olan çocuğun, iletişimde
bulunurken yüz ifadesini değiştirmede ve
ellerini kollarını hareket ettirmede
güçlükleri olabilir. Çünkü çocuk diğer
insanların yüz ifadesinin nasıl değiştiğini ve
ellerini kollarını nasıl hareket ettirdiklerini
görememektedir.
-Görme güçlüğü olan çocuklar göremedikleri
için,diğer çocukların görerek öğrendikleri ve
anladıklarını anlayabilmeleri için yardıma
ihtiyaçları vardır.
GÖRME GÜÇLÜĞÜ OLAN ÇOCUKLARIN ÖĞRENMELERİNE
NASIL YARDIM EDİLİR?
-Çocuk hiç görmüyorsa, onun yaşıtlarının yapmış
olduğu faaliyetleri siz de bu çocuklarla
birlikte yaparak çocuğun yetişmesine katkıda
bulunabilirsiniz.
-Çocuk eğer çok az görüyorsa, onun görmesinden
yararlanarak akranlarının yaptıklarını
yaptırarak yetişmesine katkıda
bulunabilirsiniz.
-Görme güçlüğü olan çocuklar öğrenirken
nesnelere dokunur, nesnelerin çıkardıkları
sesleri dinler, koklar ve tatlarına bakar.
-Çocuğun öğrenebilmesi için dokunması
,işitmesi,koklaması ve tat alması mutlaka
faaliyete geçirilmelidir -Çocuğun çevresini ve
nesneleri öğrenebilmesi için ,diğer duyu
organları kullanmasına mutlaka fırsat
verilmelidir.
-Diğer duyu organlarını kullanarak çocuğun yeni
şeyler öğrenmesi mutlaka cesaretlendirilmelidir
-Sizin için ve diğer çocukların yapabilmeleri
bakımından önemli görülmeyen şeyleri öğrenme
çabaları mutlaka desteklenmelidir. Yeni bir şey
yaptığında ya da yapmayı öğrendiğinde ,mutlaka
mutlu olduğunuzu fark etmesini sağlayınız
-Çocuk mutlu olduğunuzu sesinizin tonundan ya da
kullandığınız kelimelerden anlamalıdır.
Görme Güçlüğü Olan Çocuklar İçin Sınıf İçinde
Alınabilecek Önlemler
*Görme güçlüğü olan çocuklar, diğer
insanların bedenini nasıl kullandığını, yüz
ifadelerindeki değişiklikleri, yaptığı
hareketleri bilmemektedir.Diğer çocukların
dokunmalarını, yemelerini, oynamalarını,
temizlenmelerini görememektedir. Akranlarının
görerek öğrendikleri ve anladıkları şeyleri
öğrenebilmeleri ve anlayabilmeleri için yardıma
ihtiyaç duyarlar.
*Görme güçlüğü olan çocuk için sınıf içerisinde
alınabilecek bazı önlemler vardır. Bu önlemler,
eğitimlerine olumlu katkılar sağlayacaktır.
*Öncelikle görme güçlüğü olan çocuğun sınıfta
olmadığı bir zaman seçilerek arkadaşlarına
anlayabilecekleri düzeyde çocuğun durumu
anlatılmalıdır. Gerektiğinde ya da yardıma
ihtiyaç duyduğunda yardım etmeleri
söylenmelidir. Böylece görme güçlüğü olan çocuğa
karşı takınabilecek alay edici davranışların da
önü alınacaktır.
*Görme güçlüğü olan çocuk için sınıfta
yapılacak çevre düzenlemesi çok önemlidir.
Takılabileceği, çarpabileceği, hareket alanını
daraltabileceği düşünülen eşyalar ayak altından
kaldırılmalıdır.
*Her eşyanın yeri sınıf içinde belirlenmelidir.
Çocuk, aradığı eşyayı kolayca bulabilmelidir.
Eşyaların yer değişikliğinden çocuk haberdar
edilmelidir.
*Çocuk, sınıfta ışıktan rahatsız olmayacak
şekilde oturtulmalıdır. Işığın kırılarak göze
yansımasına dikkat edilmelidir. Doğrudan göze
gelen ışık, rahatsız edici bir duyarlılık
yaratır.
*Çocuğun karaltılı, buğulu, sisli ya da bulanık
da olsa var olan görme uzaklığına uygun şekilde
sıraya oturtulması gereklidir.
*Anne ve baba, çocuğun giydiği ayakkabının
tabanının kösele gibi ses çıkaran bir nesneden
yapılmış olması konusunda uyarılmalıdır. Bu
yolla çocuk, yürüdüğü yerleri hissedecek ve
sesleri ayırma özelliğinden yararlanarak çevresi
hakkında bilgi sahibi olacaktır.
Sınıf çevresini ve nesneleri nasıl öğrenir?
-Görme yetersizliği olan çocuğun çevresinin
farkına varması, görenlerin çevreyi farkına
varmalarından farklı olmaktadır.Bu nedenle,görme
yetersizliği olan çocuğun çevresinin farkına
varabilmesine için yeni yöntemlere yer vermesi
gerekir.Görerek çevresini tanıma yerine
işiterek, dokunarak ve koklayarak çevresinin
farkına varması beklenir.Görme yetersizliği olan
çocuk çevresini dokunarak tanımaya başlar.
Dokunarak Çevresini ve Nesneleri Öğrenme
-Görme yetersizliği olan çocuk sınıfta eşyaların
tümünü elleriyle yoklayarak tanımalıdır.Eşyalar
tanıtılırken gerçek adları söylenerek
tanıtılmalıdır.
-Zaman zaman çocuğun dokunma duyarlılığını
geliştirmek için parmak uçlarıyla hissedeceği
işler verilmelidir. Örneğin, küçük düğmeleri
nohut ve mercimeği çocuğun dokunmasını
sağladıktan sonra karıştırınız ve daha sonra
çocuktan parmak uçlarıyla dokunarak birbirinden
ayırmasını isteyiniz. Kibrit çöplerini tanıtınız
ve onları boşalttıktan ve kibritleri tanıttıktan
sonra tekrar kutuya koymasını isteyiniz. Ayrıca
değişik kağıt ve kumaş parçalarını yoklayarak
birbirinden ayrılmalarını isteyerek, dokunarak
farklı yapıdaki nesneleri ayırma ve dokunma
duyarlılıklarını geliştirebilirsiniz.
-Onun elleriyle çevresinde onları yoklamasına
fırsat vererek çevreyi nasıl araştıracağına
yardımcı olabilirsiniz.
-Çocuğun çevresinde yer alan nesneleri tanıması
sırasında, başlangıçta elinizi çocuğun eli
üzerine koyarak çevreyi ve nesneleri tanıtınız.
Örneğin, eliniz eli üzerinde olacak şekilde,
hareket eden nesne ve hayvanların nasıl hareket
ettiğini hissetmesini, birlikte inceleyerek
yardım etmiş oluşursunuz.
-Çocuğa tutabileceği nesneleri veriniz. Bu
sırada tutmakta olduğu nesnenin ne olduğu, neye
benzediğini ve nasıl kullanıldığını
açıklayınız.
-Çocuğun çevresinde bulunan eşyaları iyi
tanıyabilmesi için bu eşyaların özelliklerini
ayrıntılı olarak anlatılması gerekir. Eğer,
görsel uyaranların yerine işitsel ve dokunsal
uyaranlar olacak olursa, gerilemeler önlenmiş
olabilir. Görme güçlüğü olan çocuk için bir
başka güçlük de, nesne hakkında pek çok şeyi
bilmesine rağmen hiç elinde tutmamış
olmasıdır. Okula başlamakta olan çocuklar,
isimlendirdikleri nesnelerin şekli ve yapısı
hakkında hiçbir fikir sahibi olmayabilir. Bu
durum daha çok nesneleri öğrenirken, o nesneleri
öğrenirken elleriyle yoklamamasından
kaynaklanmaktadır. Dille ilgili yaşantılar
somut nesnelerle birleştirilerek sunulmalıdır.
Kavramların bilgilerin becerilerin
kazanılmasında, dokunma, işitme, koklama ve
tatma duygularından birlikte
yararlandırılmalıdır.
-Birçok çocuk öğretmenine yardım etmekten
hoşlanır. Böyle durumlarda çocuğu azarlamayınız.
Tam tersine yardım etmesinden memnun olduğunuzu
belirtin ve sizi yardımcı olmasını isteyiniz.
Böylece öğrencinize kendi başının çaresine
bakmayı öğretmeye başlamış olursunuz.
-Sınıfta ses çıkaran ya da rüzgar geldiğinde
ses çıkaran şeyler gibi işaretler kullanarak
çocuğun sınıf içinde yönünü bulmayı
öğretebilirsiniz ve çocuğun sınıf içinde
serbestçe dolaşmasına ve yön bulmasına katkı
sağlamış olursunuz.
-Görme güçlüğü olan çocuklar ani bir ses
duyduklarında irkilirler, korkarlar. Görenler
ses kaynaklarını görmeleri nedeniyle, her ses
kendileri için ani ses özelliğinde olmadığı için
daha az irkiliyor ve korkuyordur. Bu nedenle,
ses çıkaran aletleri çalıştırmadan önce çocuğu
haberdar ediniz.
-Çocuk zamanla nesnelere çarpmaktan korktuğu
için gezinmekten yada hareket etmekten
kaçınabilir. Çocuğa kollarından birini yüzünün
önünde, diğerini karın civarında tutmasını
söyleyiniz. Böylece yürürken kollarının
kendisini koruyacağını gösteriniz. Zamanla
kendi başına hareket etmekten daha az
korkacaktır. Çocuk eğilip doğrulurken kafasını
sandalye ve masa gibi eşyalara çarpmaması için
bir elini yüzünün önünde hafifçe eğik bir
şekilde tutmasını gösterilerek başını eğik bir
şekilde tutması öğretilebilir.
Dilsel İfadenin Gelişimi
-Sınıfta hangi sesin kime ait olduğunu
kazandırmak için konuşanın kim olduğunu
söylememiz yeterli olacaktır.
-Trafiğin, rüzgarın, ateşin yanması ve suyun
akması gibi diğer sesleri dinlemesine dikkatini
çekiniz ve bu sesleri ve özeliklerini
açıklayınız .Böylece çocuğun çevresini
tanımasına yardım etmiş olursunuz.
-Çocuk nesneleri göremediğinden, onların
adlarını kolayca öğrenemez. Bu nedenle bazı
sözcükleri bilse bile, anlamlarını bilemeye
bilir. Nesnelere eleriyle dokunarak, yoklayarak,
koklayarak, ya da seslerini işiterek
tanıtıldığında, kelimelerin anlam kazanmasına
yardımcı olunabilir.
-Sınıfta görme güçlüğü olan çocukla konuşurken,
adını söylerseniz, kendisiyle konuşulduğunu
anlayabilir.
-Sınıfta görme güçlüğü olan çocuktan
dileklerinizi ‘şunu bana ver’, ‘işte orada’
gibi görmeye dayalı cümlelerle ifade etmek
yerine, ‘ sağ ayağımın yanında duran küpü bul’
ve ‘masanın sağ üst köşesinde duruyor’ gibi
cümlelerle ifade edersiniz, çocuğun dilinin
gelişmesine ve bağımsız bir şekilde nesneleri
bulmasına yardım etmiş olursunuz.
-Çocuğun dikkatli olması gerektiğinde, tehlike
durumunda ve mutlu olduğunuzda, sesinizi farklı
biçimlerde kullanın. Daha sonra ise çocuk ses
tonlarına dikkat ederek bu ortamları
ayırabilecektir.
-Tamamen görmeyen çocuğun konuşması, görsel
yaşantıların olmaması nedeniyle uyarılmıyor
olabilir. Eğer nesne görülmeyecek olursa, onu
arzulamaya, isimlendirmeye ve istemeye gerek
kalmaz.
-Her kelimeyi canlandırmak olası olmayabilir.
Bu durumlarda özel açıklamalar yeterli
olmayabilir. El sallama ve onaylama gibi
durumların açıklanması sırasında, elle kafayla
yapılan harekete ek olarak vücudun pozisyonuyla
uyum olmasına da dikkat edilmelidir.
-Görme güçlüğü olan çocuklarla görenler
arasında yaşamlarını bir arada sürdürmeleri
nedeniyle dokunurken, ‘görebiliyorum’ ve
‘görme’, ‘görünüm’ gibi kelimeleri kullanmaları
engellenmemelidir. Göremiyor bile olsa renklerin
adlarını ve çimenin yeşil, gökyüzünün mavi
olduğunu öğrenmesinin bir sakıncası yoktur.
-Tüm çocuklar öykü okunmasını ve anlatılmasını
severler. Öykü gurubunda olduğu zamanlar, görme
engelli çocuğun çok hoşuna gideceği gibi,
dilinin gelişmesine katkısı olur. Eğer çocuk
anlatılanı anlamaz ve size sorular sorar ise
hiç kızmadan sabırlı bir şekilde açıklayınız ve
sorularını cevaplayınız. Resim ve şekilleri
parmaklarıyla dokunarak tanımalarını
sağlayınız.
-Ayrıca çıkan seslerin nerelerden
kaynaklandığını dokunmasına ya da görmesine
imkan vererek gösteriniz.
Görme Güçlüğü Olan Çocuğa Beceriler Nasıl
Öğretilir?
-Çocuk hiç görmüyorsa, onunla birlikte yaparak
ona becerileri kazandırınız.
-Çocuk çok az görüyorsa, görmesinden
yararlanarak becerilerini kazandırınız.
Görme Güçlüğü Olan Çocuğu Beceriler
Öğretilirken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
-Çocuğun neyi ne kadar yapabildiğine mutlaka
bakınız, gözleyiniz.
-Bağımsız olarak yapabildiği beceriler varsa,
nasıl yapabildiğine bakınız. Bundan sonra
yapacağı becerileri öğretirken bunlardan
yararlanabilirsiniz. Bağımsız olarak becerileri
yapmasını teşvik ediniz, zaman ve fırsat
veriniz.
-Çocuğa değişik beceri ve işleri öğretirken
mutlaka gözleyin. Beceri ya da işi ne kadar
yapabildiğini belirleyerek, bağımsız olarak
yapamadığı yerlerde sadece yardım edin.
-Çocuğa sadece her defasında bir beceriyi ya da
bu becerinin sadece bir bölümünü öğretmeyi
deneyin. Önceki beceri ya da becerinin kolay
bölümü tamamen öğrenildiğinde, becerinin izleyen
güç bölümünü öğretmeye geçiniz.
-Mutlaka çocuğa kolay geleceğini düşündüğünüz
becerinin öğretiminden işe başlayınız.
Nasıl Öğretilir?
-Kazandırmak istediğiniz beceriyi çocuğun nasıl
yapacağını ilk olarak düşününüz. Bu beceri ya da
işi sonra nasıl yapabileceğini sözel olarak
açıklayınız.
-Sonra beceri ya da işi ona anlatırken, beceriyi
birlikte yaparak nasıl yapılacağını gösteriniz.
Çocuk sizi dinlerken yapmış olduğu beceriyi de
parmaklarıyla yoklamasına her defasında izin ve
fırsat veriniz.
-Daha sonra çocuktan bu beceriyi kendi başına
yapmasını isteyiniz. Yardım etmeden yapabildiği
kadar yapmasına izin veriniz. Yapamadığı
bölümleri birlikte yaparken, çocuğun eli
elinizin üstünde olsun ve yaptıklarınızı
açıklayın.
-Çocuk beceriyi tamamlayabildiğinde, mutlu
olduğunuzu hissettirin. Daha önce yapamadığı bir
becerinin bir bölümünü yapabildiğinde yine
hoşnut olduğunuzu belirtiniz.
-Beceri ya da işi her defasında, her zaman
yaptığınız şekilde yapınız.
-Becerileri kendi başına yapabilmesi, sizin
gittikçe daha az yardım etmenize bağlıdır. Ancak
çok fazla yardıma ihtiyacı olduğunda ellerinizin
üstüne koyduktan sonra beceriyi tamamlayınız.
-Becerilerin öğretimi beceriyi tamamen kendi
başına yapabildiğinde tamamlanmış olur.
Görme Güçlüğü Olan Öğrenciler Derslerde
Kullanılan Araç-Gereçlerden Nasıl Yararlanır?
-Öncelikle sınıf panosuna asacağınız yazılı
materyallerin (mevsim şeridi, tarih şeridi vb.)
büyük puntolu yazılarla ve kolayca fark
edilebilecek renklerle hazırlanması yararlıdır.
Şayet engelli çocuk normal yazıyı göremiyorsa o
takdirde sınıf panosuna braille yazı ile
hazırlanmış materyallerin hazırlanması yerinde
olacaktır. Bu arada sınıfınızda kurulacak doğa
köşesi gibi bölümlerde resimlerin yanı sıra
nesnelerin asıllarının modellerinin sergilenmesi
iyi olur.
-Dokunma yoluyla yararlanılamayacak araç-gerecin
sesiyle, kokusuyla, ağırlığıyla görme engelli
çocuğa tanıtılması gerekir. Çocuklar ders
araçlarıyla çalışırken onlara diğerlerinden
biraz daha fazla zaman vermelisiniz. Bu
araçlardan tehlikeli olanlar varsa, onlar
hakkında gerekli uyarılarda bulunmalısınız.
Kullandığınız araç ne olursa olsun, görme
engelli çocuğun bu araçların sağladığı yararları
anlayıp anlamadıklarını kontrol etmelisiniz.
-Hayat bilgisi, fen bilgisi ve sosyal bilgiler
gibi derslerde konularla ilgili olarak
düzenlenecek gezilerde özellikle müzelerden
görme engellilerin bazı eserlere katılmaları
mümkün olmayabilir. Bu durumda konu ile ilgili
bilgiler sözlü olarak verilmeli şayet varsa
sergilenen eserlerin modellerinden
yararlanmaları sağlanmalıdır.
-Güneş sistemini tanırken bir kağıdın ortasına
yapıştıracağınız küçük bir boncuğu güneş kabul
ederek yörüngeleri belirlemek için ip halkalar
kullanabilirsiniz. Bu halkaların üzerine de daha
küçük boncuklar yapıştırarak diğer gezegenleri
tanıtabilirsiniz.
-Sınıfta bazı deneyler yapılırken şayet deney
sürecini elle izlemek mümkün olamıyorsa bu gibi
deneyler görme engellilere ses, koku veya ısı
gibi ip uçlarından yararlanılarak
sezdirilebilir. Örneğin, suyun nasıl donduğunu
gözlemek üzere engelli çocuğa kışın uygun bir
gününde görev veriniz. Suyun donmasının
geceleyin daha kolay olacağını, zira geceleri
ısının daha düşük olacağını anlatınız. Çocuğun
uygun bir kapla dışarıya bıraktığı suyun nasıl
donduğunu sınıfta anlatmasını isteyiniz.
Görme Güçlüğü Olan Çocuklara Türkçe Derslerinde
Neler Yapabiliriz?
-Hangi düzeyde olursa olsun görme engelli
çocukların Türkçe dersi etkinliklerini gören
çocuklardan çok büyük farklılıklar
göstermediğini unutmayınız. Türkçe dersi
öğretimi içerisinde yer vereceğiniz dinleme,
anlama, okuma, yazma, sesli ve sessiz okuma ana
dilini etkili şekilde öğrenme ve konuşma, yazılı
ve sözlü ifade ile dil bilgisi konularında görme
engelli çocuklarla diğer çocukların öğrendikleri
şeyleri öğrenmek durumundadır.
-Okuma yazma etkinlikleri için görme engelliler
özel araç-gereçler ve öğrenim teknikleri
kullanılır. Bu kitaplar özel braille alfabesi
ile yazılarak hazırlanmıştır. Görme engelliler
öğrendiklerinin önemli bir bölümünü dinleme
yoluyla kazanırlar. Bu bakımdan Türkçe
derslerinde görme engellilere öncelikle uygun
dinleme teknikleri kazandırmalısınız. Yaşlarının
elverdiği ölçüde dikkatlerini belli bir alanda
tutmalarına yardımcı olmalısınız. Bu öğrencileri
en ön sıraya oturtmalı, böylelikle öğretmeni ve
tahtaya kalkan öğrencilerin söyledikler her şeyi
duymalarına ve anlamalarına yardımcı olursunuz.
Ön sırada oturan görme engelli çocuk duyduğu
seslerden sizin tahtaya bir şey yazdığınızı
sezer ve bir şey sorabilir. Görme engelli
çocuklara uygun dinleme alışkanlığı
kazandırılmasında ve dikkat sürelerinin
arttırılmasında kendilerine işlenmekte olan
konularla ilgili sık sık sorular sormanız ve
ayrıca bazı kısa tekrarlar yaptırmanız onları
daima uyanık tutacaktır. Sınıfta görme engelli
öğrenciye bir konu anlattırırken onu mutlaka
tahtaya kaldırmaya özen gösteriniz. Çünkü
tahtaya kalkmak çocuğa ayrı bir güven duygusu
verecektir.
Görme Güçlüğü Olan Öğrencilere Matematik
Dersini Nasıl Öğretebiliriz:
Sınıfınızda bulunan gören çocukların çoğu okula
başladıklarında sayısal bakımdan bazı kavramları
biliyor olabilirler. Görme engelli öğrencinizde
de bu kavramlar bir dereceye kadar mevcut
olabilir. Ancak en iyisi yine de tüm çocukların
temel sayısal bilgilerini kontrol ederken
görme engelli öğrencinizin de okula gelmeden
önce edinmiş olabileceği sayılarla ilgili temel
becerilerini kontrol ediniz. Zira görme
engelli, diğer birçok alanda olduğu gibi bu
alanda da ihmal edilmiş olabilir. Öğreteceğiniz
matematik bilgilerini görme engelli çocuğun
önceki bilgilerin üzerine bina edileceği
açıktır. Öncelikle sayıların (1, 2, 3, 4,v.b.)
sözcük anlamlarının eşyalar üzerinde ne anlam
ifade ettiğini kavratmalısınız. Sayı sayma
çalışmalarını boncuk, nohut, fasulye gibi
yaptırma suretiyle çocuğun sayılar hakkında
gerçek kavramlar edinmesini sağlayınız ve bu
saymaları yaparken çocuğun akıl yürütme
surecini dikkatle izleyiniz. Sözgelimi, çocuk
neden 3 sayısından sonra 4 sayısının geldiğini,
neden 3 sayısından sonra 1 sayısının gelmediğini
kavrata bilmekte midir? Yalnızca ezbere dayalı
olarak yapılan saymalar, ileride problem çözme
aşamasında güçlükler yarata bilir. Ayrıca
saymalar yapılırken, sınıf içinde büyük boncuklu
yüzlük abaküs bulunuyorsa, engelli çocuk için
kullanılması yararlı olur. Çünkü bu abaküs
üzerindeki boncukların düşüp kaybolması söz
konusu değildir. Sayı saymada kullanılan diğer
küçük boncukların veya değişik nesnelerin
kolayca dökülüp kaybolmasını önlemek için
bunları kutular veya çanaklar içinde öğrenciye
vermelisiniz.
Öğretmenlere Öneriler;
*Yapacağınız aile ziyaretleri ile, özellikle
görme engelli çocukla ilgilendiğinizi söyleyerek
ve çocuklarını kabul ederek onlarında
çocuklarını kabul etmelerine yardım etmiş
olursunuz.
*Görme güçlüğü olan öğrenciniz için
yapılabilecek tıbbi, çevresel ve eğitsel
yardımları araştırınız.
*Görme güçlüğü olan öğrencinizde bağımsızlık
duygusunu geliştirme çabalarının bir bölümü
olarak bu çocukların kendi eğitim kitaplarından
ve araçlarından sorumlu olmasını isteyiniz.
*Sınıftaki gören çocuklar zaman zaman görme
güçlüğü olan çocuğa rehberlik yapabilir. Ancak
görme güçlüğü olan çocuğun çok fazla bağımlı
olmamasına dikkat ediniz.
*Görme güçlüğü olan öğrencinizi sınıftaki her
etkinliğe katılması için cesaretlendiriniz. Eğer
onun sınıftaki faaliyetlere katılması mümkün
olmuyorsa ek etkinlikler düzenleyebilirsiniz.
*Tahtaya bir şeyler yazarken yazdıklarınızı
yüksek sesle söylemeniz her zaman görme güçlüğü
olan öğrenciniz için yararlı olacaktır.
*Matematik öğretiminde görülen problemlere ek
olarak fen bilimleri ve coğrafyanın da çok fazla
görsel uyaranlara dayalı olması nedeniyle ek
düzenlemelere ihtiyacınız olabilir. Bu nedenle
görme engelliler okullarından materyal ve bilgi
alabilirsiniz.
*Görme güçlüğü olan öğrencinize ödevini
tamamlayabilmesi için ek zaman vermeniz uygun
olacaktır.
*Görenler ile görme güçlüğü olan öğrencileriniz
arasındaki sosyal ilişkileri güçlendirmek için
onları
DERLEYEN:KARABÜK REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ
ÖZEL EĞİTİM BÖLÜMÜ-2008