T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Karabük Valiliği Rehberlik ve Araştırma Merkezi
Ana Sayfa Tarihçemiz Kurumsal Yapı Personellerimiz Fotoğraflar Slaytlar Dokümanlar İletişim
Ara
Ana Menü
  • Anasayfa
  • Tarihçemiz
  • Misyon ve Vizyonumuz
  • Kurumsal Yapı
  • Personellerimiz
  • Fotoğraflar
  • Bölümler
  • Slaytlar
  • Dokümanlar
  • İletişim
Bağlantılar
  • Atatürk
  • Rehberlik Panosu
  • MEB Linkleri
  • Linkler
  • E-Devlet
  • Diğer RAM'lar
Özel Eğitim Hizmetleri
  • Ağır Düzeyde Zihinsel Yetersizliği Olan Birey
  • Çok Ağır Düzeyde Zihinsel Yetersizliği Olan Birey
  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktive Bozukluğu
  • Dil ve Konuşma Yetersizliği Olan Birey
  • Görme Yetersizliği Olan Birey
  • Hafif Düzeyde Zihinsel Yetersizliği Olan Birey
  • Hangi Engeller Nasıl ve Nereye Yönlendiriliyor?
  • İşitme Yetersizliği Olan Birey
  • Karabük ve Çevresindeki Özel Eğitim Kurumları
  • Orta Düzeyde Zihinsel Yetersizliği Olan Birey
  • Ortopedik Yetersizliği Olan Birey
  • Otizm
  • Özel Öğrenme Güçlüğü Olan Bireyler
  • Sınır Düzey ve Ağır Normal Zihinsel Performansa Sahip Birey
  • Üstün Yetenekli Birey
 

 

GÖRME YETERSİZLİĞİ OLAN BİREY


    

GÖRME YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLER

 

Görme Yetersizliği Olan Birey: Görme gücünün kısmen ya da tamamen kaybından dolayı özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan birey olarak tanımlanır.

Görme Engelliliğin Yasal Tanımı; görmenin ve görme alanının ölçümüne bağlıdır. Yasal tanım, tıp alanında çalışanlar ve diğer ilgililer tarafından kullanılmaktadır. Bu tanıma göre; “tüm düzeltmelerle birlikte, gören gözün olağan görme gücünün onda birine yani 20/200' lük görme keskinliğine ya da daha azına sahip olan ya da görme açısı 20 dereceyi aşmayan bireylere kör denilmektedir. 20/200'ün anlamı; görme yetersizliğinden etkilenen bireyin 60 cm.' den görebildiğini, normal görme gücüne sahip olan bireyin 6 m.' den görebilmesidir. Görme açısının dar olmasının anlamı ise, normal görme keskinliği olmasına rağmen, görmenin sadece merkezdekilerle, 20 dereceyle sınırlı olma, 20 derecenin dışında kalan nesneleri görememedir.
Yasal-Tıbbi- Tanımlama Sistemine Göre Az Gören Tanımı İse; görme keskinliği 20/70 ile 20/200 arasında olan bireylerdir. Anlamı ise, normal gören bireyin 6 m.' den gördüğünü, az gören birey 2 m. İle 60 cm. arasındaki mesafeden görebilmektedir.
Görme Engelliliğin Eğitsel Tanımı İse; görme yetersizliğinden çok ağır derecede etkilenen, mutlaka kabartma alfabeye (braille) ya da konuşan kitapların kullanılmasına ihtiyaç duyan bireyler “kör”; büyütücü araçlar yardımıyla ya da büyük puntolu yazılı materyali okuyabilen bireyler “az gören” dir. Eğitsel tanımın yasal tanım kadar kesin ve açık olmaması eğitsel değişkenlerden ve öğretimde okuma yöntemini vurgulamış olmasından kaynaklanmaktadır.
 Nedenleri:

  Çok sık rastlanmamakla birlikte genetik olabilir. Annenin hamileliği sırasında geçirdiği kızamıkçık gibi ateşli hastalıklar, aldığı bazı ilaçlar ya da röntgen ışınlarına maruz kalma görme engeline neden olabilmektedir. Doğumun güç olması da bir başka nedendir. Prematüre (erken) doğan bebeklere küvezde fazla oksijen verilmesi çocuğun kör olmasına neden olabilmektedir. Doğum sonrasında çocuğun geçirdiği ateşli hastalıklar, kazalar, zehirlenmeler görme engelinin nedenlerindendir.

  Özellikleri:
*Görme engelinin derecesi ne olursa olsun ( az gören- kör) , görme problemi olan çocukların gelişimsel, bilişsel ve sosyal özellikleri konusunda eğitimden yararlanma olanakları vardır. Bunun için de öncelikli olarak bu özelliklerin bilinmesi gerekir.
* Dil öğrenilen bir özelliktir ve işitsel olması nedeniyle görme güçlüğü olanların dil gelişimlerine olumsuz etkisi yok denecek kadar azdır. Olumsuz sayılabilecek en belirgin özellik kör olan bireylerde daha çok görülen “Verbalism” yani aşırı sözcük kullanmadır.
*Körlük, düşük zekanın belirleyicisi değildir. Ancak görme ile ilgili yaşantılarının zengin olmayışı nedeniyle yeterli eğitim olanaklarının sağlanması gerekmektedir.
*Kavramsal gelişimleri, normal olan çocuklara oranla daha geridir. Özellikle soyut kavramlarda başarı düşüktür. Bunun nedeni ise uygun öğrenme yaşantılarının olmayışıdır.
*Görme engelli  çocukların en fazla sıkıntı çektiği konu, alan kavramıdır.Çünkü diğer duyularını kullanarak öğrenme çabası göstermekte, alana ilişkin bilgilerde diğer duyuları sınırlı kalmaktadır.
* Hareket özgürlüğündeki becerileri kazanabilmesi için görme engelli çocuğun, fiziksel engellerin farkına varması gerekmektedir. “Engel Duyusu” olarak nitelenen bu duyu, bireyin önündeki engelin yerinin ve yönünün algılanarak belirlenmesinde etkilidir.Yer ve yön, işitsel olarak algılanır ve belirlenir.Bunun için yankılanmalardan yararlanılır. Bu yolla engel duyusu gelişir. Görme engelliler, dikkatlerini yoğunlaştırarak daha iyi ayrım yaptıklarından dolayı işitme ve dokunma duyularını daha iyi kullanmaktadırlar.

GÖRME YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLERİN EĞİTİMİ

-Görme yetersizliği olan çocuk ya kördür ya da az görendir. Kör demek, çocuğun uzak yada yakından hiçbir şeyi görmemesi  anlamına gelmektedir. Az gören ise çocuğun çevresinde bulunan şeylerin yakınına giderek ya da gözüne getirerek kısmen fark etmesi anlamına gelmektedir. Az gören çocuk, nesneleri kesin olarak fark edememektedir. Ancak karartı halinde gölgeler şeklinde görmektedir.

-Görme engelinin oluşmasında çok çeşitli nedenler vardır. Görme engeli irsi olabilir ve soydan soya geçebilir. Ancak bu duruma sık  sık rastlanmamaktadır. Annenin hamileliği sırasında da görme engeli ortaya çıkabilir. Hamilelik sırasında anne kızamıkçık gibi ateşli hastalıklara yakalandığında, bazı ilaçlar alındığında ve röntgen ışınlarına maruz kaldığında körlük yada görme güçlüğü olabilir. Doğumun güç olması da bebeğin görme engelli olmasına neden olabilir. Doğum sonrasında geçirilen ateşli hastalıklar, kazalar ve zehirlenmeler görme engeline yol açabilir.

-Görme güçlüğünün ne kadar erken farkına varılabilirse tedavi edilme imkanı artar. Tedavi edilmesi mümkün olmadığında da, erken eğitim önlemleriyle çocuğun daha olumlu hayat sürmesi mümkün olabilir.

Görme yetersizliği olan çocukları fark etmede birçok ipuçları vardır:

-Gözlerinin önünde bulunan ilgi çekici eşyaları  takip edememe ya da farkına varamama

-Uzun süre aynı yere bakma

-Farklı bir şekilde gözlerini döndürme

-Sık sık gözlerini ovma ve kaşıma

-Gözlerini ışıktan kaçırma ve gözlerinde titreme

-Sağa sola amaçsız uzanma ve sık sık düşme

-Renkli bir resmin renklerini  ayıramama

-Gözlerde kızarma ve yaşarma

-Gözlerinin ortasında bulanıklık ve ışık geldiğinde parlama

 

Görme Güçlüğü Olan Çocuk Neden Öğrenme Güçlükleriyle Karşı Karşıya Kalır?

Görme güçlüğü olan çocuk hiç göremiyorsa, bedenini nasıl kullanacağını öğrenmede güçlükleri olabilir.

Bu güçlük, diğer insanların bazı şeyleri yaparken  vücutlarını nasıl hareket ettirdiklerini görememesinden kaynaklanmaktadır.

Görme güçlüğü olan çocuk,

-Diğer insanların parmaklarını  nasıl kullandıklarını, dokunduklarını, aldıklarını ve tutuklarını görememektedir.

-Diğer çocukların nasıl oynadıklarını görememektedir.

-Diğer insanların nasıl yemek yediklerini görememektedir.

-Diğer insanların tuvalette nasıl temizlendiklerini ve lavaboyu nasıl kullandıklarını  görememektedir.

-Görme güçlüğü olan çocuğun, iletişimde bulunurken yüz ifadesini değiştirmede ve ellerini kollarını hareket ettirmede  güçlükleri  olabilir. Çünkü çocuk diğer insanların  yüz ifadesinin nasıl değiştiğini ve ellerini kollarını nasıl hareket ettirdiklerini görememektedir.

-Görme güçlüğü olan çocuklar göremedikleri  için,diğer çocukların görerek öğrendikleri ve anladıklarını anlayabilmeleri için yardıma ihtiyaçları vardır.

 

GÖRME GÜÇLÜĞÜ OLAN ÇOCUKLARIN ÖĞRENMELERİNE  NASIL YARDIM EDİLİR?

-Çocuk hiç görmüyorsa, onun yaşıtlarının  yapmış olduğu faaliyetleri siz de bu çocuklarla birlikte  yaparak çocuğun yetişmesine  katkıda  bulunabilirsiniz.

-Çocuk eğer çok az görüyorsa, onun  görmesinden yararlanarak akranlarının yaptıklarını yaptırarak  yetişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

-Görme güçlüğü olan çocuklar öğrenirken nesnelere dokunur, nesnelerin çıkardıkları  sesleri dinler, koklar ve tatlarına bakar.

-Çocuğun öğrenebilmesi için dokunması ,işitmesi,koklaması ve tat alması mutlaka faaliyete geçirilmelidir -Çocuğun çevresini ve nesneleri   öğrenebilmesi için ,diğer duyu organları  kullanmasına  mutlaka fırsat verilmelidir.

-Diğer duyu organlarını kullanarak çocuğun yeni şeyler öğrenmesi mutlaka  cesaretlendirilmelidir

-Sizin için ve diğer çocukların yapabilmeleri bakımından önemli görülmeyen şeyleri öğrenme çabaları  mutlaka desteklenmelidir. Yeni bir şey yaptığında ya da yapmayı  öğrendiğinde ,mutlaka mutlu olduğunuzu fark etmesini sağlayınız  

-Çocuk mutlu olduğunuzu sesinizin tonundan ya da kullandığınız kelimelerden anlamalıdır.  

 

Görme Güçlüğü Olan Çocuklar İçin Sınıf İçinde Alınabilecek Önlemler

*Görme güçlüğü olan çocuklar, diğer insanların bedenini nasıl kullandığını, yüz ifadelerindeki değişiklikleri, yaptığı hareketleri bilmemektedir.Diğer çocukların dokunmalarını, yemelerini, oynamalarını, temizlenmelerini görememektedir. Akranlarının görerek öğrendikleri ve anladıkları şeyleri öğrenebilmeleri ve anlayabilmeleri için yardıma ihtiyaç duyarlar.
 *Görme güçlüğü olan çocuk için sınıf içerisinde alınabilecek bazı önlemler vardır. Bu önlemler,  eğitimlerine olumlu katkılar sağlayacaktır.
 *Öncelikle görme güçlüğü olan çocuğun sınıfta olmadığı bir zaman seçilerek arkadaşlarına anlayabilecekleri düzeyde çocuğun durumu anlatılmalıdır. Gerektiğinde ya da yardıma ihtiyaç duyduğunda yardım etmeleri söylenmelidir. Böylece görme güçlüğü olan çocuğa karşı takınabilecek alay edici davranışların da önü alınacaktır.
 *Görme güçlüğü olan çocuk için sınıfta yapılacak çevre düzenlemesi çok önemlidir. Takılabileceği, çarpabileceği, hareket alanını daraltabileceği düşünülen eşyalar ayak altından kaldırılmalıdır.
 *Her eşyanın yeri sınıf içinde belirlenmelidir. Çocuk, aradığı eşyayı kolayca bulabilmelidir. Eşyaların yer değişikliğinden çocuk haberdar edilmelidir.
 *Çocuk, sınıfta ışıktan rahatsız olmayacak şekilde oturtulmalıdır. Işığın kırılarak göze yansımasına dikkat edilmelidir. Doğrudan göze gelen ışık, rahatsız edici bir duyarlılık yaratır.
*Çocuğun karaltılı, buğulu, sisli ya da bulanık da olsa var olan görme uzaklığına uygun şekilde sıraya oturtulması gereklidir.
*Anne ve baba, çocuğun giydiği ayakkabının tabanının kösele gibi ses çıkaran bir nesneden yapılmış olması konusunda uyarılmalıdır. Bu yolla çocuk, yürüdüğü yerleri hissedecek ve sesleri ayırma özelliğinden yararlanarak çevresi hakkında bilgi sahibi olacaktır.

 

Sınıf çevresini ve nesneleri nasıl öğrenir?

-Görme yetersizliği olan çocuğun çevresinin farkına varması, görenlerin çevreyi farkına varmalarından farklı olmaktadır.Bu nedenle,görme yetersizliği olan çocuğun çevresinin farkına varabilmesine  için yeni yöntemlere  yer vermesi gerekir.Görerek çevresini tanıma yerine işiterek, dokunarak ve koklayarak  çevresinin farkına varması beklenir.Görme yetersizliği olan çocuk çevresini dokunarak tanımaya başlar.

 

Dokunarak Çevresini ve Nesneleri Öğrenme

-Görme yetersizliği olan çocuk sınıfta eşyaların tümünü elleriyle yoklayarak tanımalıdır.Eşyalar tanıtılırken gerçek adları söylenerek tanıtılmalıdır.

-Zaman zaman çocuğun dokunma duyarlılığını geliştirmek için parmak uçlarıyla hissedeceği işler verilmelidir. Örneğin, küçük düğmeleri nohut ve mercimeği çocuğun dokunmasını sağladıktan sonra karıştırınız ve daha sonra çocuktan parmak uçlarıyla dokunarak birbirinden ayırmasını isteyiniz. Kibrit çöplerini tanıtınız ve onları boşalttıktan ve kibritleri tanıttıktan sonra  tekrar kutuya koymasını isteyiniz. Ayrıca değişik kağıt ve kumaş parçalarını yoklayarak  birbirinden  ayrılmalarını isteyerek, dokunarak farklı yapıdaki  nesneleri ayırma ve dokunma  duyarlılıklarını geliştirebilirsiniz.

-Onun elleriyle  çevresinde onları yoklamasına fırsat vererek çevreyi nasıl araştıracağına yardımcı olabilirsiniz.

-Çocuğun çevresinde yer alan nesneleri  tanıması sırasında, başlangıçta elinizi çocuğun  eli üzerine koyarak  çevreyi ve nesneleri tanıtınız. Örneğin, eliniz eli üzerinde olacak şekilde, hareket eden nesne ve hayvanların nasıl  hareket ettiğini  hissetmesini, birlikte inceleyerek yardım etmiş oluşursunuz.

-Çocuğa tutabileceği nesneleri veriniz. Bu sırada tutmakta olduğu  nesnenin ne olduğu, neye benzediğini ve nasıl  kullanıldığını açıklayınız.

-Çocuğun çevresinde bulunan eşyaları iyi  tanıyabilmesi için bu eşyaların özelliklerini ayrıntılı  olarak anlatılması gerekir. Eğer, görsel uyaranların yerine  işitsel  ve  dokunsal uyaranlar olacak olursa, gerilemeler  önlenmiş olabilir. Görme güçlüğü olan çocuk  için bir başka güçlük  de, nesne hakkında  pek çok  şeyi bilmesine  rağmen hiç  elinde  tutmamış olmasıdır. Okula başlamakta olan çocuklar,  isimlendirdikleri  nesnelerin şekli  ve yapısı  hakkında  hiçbir fikir sahibi  olmayabilir. Bu durum daha çok nesneleri öğrenirken, o nesneleri öğrenirken elleriyle yoklamamasından kaynaklanmaktadır. Dille ilgili  yaşantılar somut nesnelerle birleştirilerek sunulmalıdır. Kavramların bilgilerin becerilerin kazanılmasında, dokunma, işitme, koklama ve tatma duygularından birlikte yararlandırılmalıdır.

-Birçok çocuk öğretmenine  yardım etmekten hoşlanır. Böyle durumlarda çocuğu azarlamayınız. Tam tersine yardım etmesinden memnun olduğunuzu belirtin ve sizi yardımcı olmasını isteyiniz. Böylece öğrencinize  kendi başının çaresine  bakmayı öğretmeye başlamış olursunuz.

-Sınıfta ses çıkaran  ya da  rüzgar geldiğinde ses çıkaran şeyler gibi işaretler kullanarak  çocuğun  sınıf içinde yönünü  bulmayı  öğretebilirsiniz ve çocuğun sınıf içinde serbestçe  dolaşmasına ve yön bulmasına katkı sağlamış olursunuz.

-Görme güçlüğü olan çocuklar ani bir ses duyduklarında irkilirler, korkarlar. Görenler ses kaynaklarını görmeleri nedeniyle, her ses kendileri için ani ses özelliğinde olmadığı için daha az irkiliyor ve korkuyordur. Bu nedenle, ses çıkaran aletleri çalıştırmadan önce çocuğu haberdar ediniz.

-Çocuk zamanla nesnelere çarpmaktan korktuğu için gezinmekten yada hareket etmekten kaçınabilir. Çocuğa kollarından birini yüzünün önünde, diğerini  karın civarında tutmasını söyleyiniz. Böylece yürürken kollarının kendisini koruyacağını gösteriniz. Zamanla   kendi başına hareket etmekten  daha az korkacaktır. Çocuk eğilip doğrulurken  kafasını sandalye ve masa gibi eşyalara çarpmaması için  bir elini yüzünün  önünde hafifçe eğik bir şekilde tutmasını gösterilerek başını eğik bir şekilde tutması öğretilebilir.

Dilsel İfadenin Gelişimi

-Sınıfta hangi sesin kime ait olduğunu kazandırmak için  konuşanın kim olduğunu söylememiz yeterli olacaktır.

-Trafiğin, rüzgarın, ateşin yanması ve suyun akması  gibi diğer sesleri dinlemesine dikkatini çekiniz ve bu sesleri  ve özeliklerini açıklayınız .Böylece çocuğun çevresini tanımasına yardım etmiş olursunuz.

-Çocuk nesneleri göremediğinden, onların adlarını kolayca öğrenemez. Bu nedenle bazı sözcükleri bilse bile, anlamlarını bilemeye bilir. Nesnelere eleriyle dokunarak, yoklayarak, koklayarak, ya da  seslerini işiterek  tanıtıldığında, kelimelerin anlam kazanmasına  yardımcı olunabilir.

-Sınıfta görme güçlüğü olan çocukla konuşurken, adını  söylerseniz, kendisiyle konuşulduğunu anlayabilir.

-Sınıfta  görme güçlüğü olan  çocuktan dileklerinizi  ‘şunu  bana ver’, ‘işte orada’ gibi  görmeye dayalı  cümlelerle ifade etmek yerine, ‘ sağ ayağımın yanında duran  küpü bul’  ve ‘masanın  sağ üst köşesinde duruyor’ gibi  cümlelerle ifade edersiniz, çocuğun dilinin gelişmesine ve bağımsız bir şekilde nesneleri bulmasına  yardım etmiş olursunuz.

-Çocuğun dikkatli olması  gerektiğinde, tehlike durumunda ve mutlu olduğunuzda, sesinizi farklı  biçimlerde kullanın. Daha sonra ise çocuk ses tonlarına dikkat ederek bu ortamları ayırabilecektir.

-Tamamen görmeyen çocuğun konuşması, görsel yaşantıların  olmaması  nedeniyle uyarılmıyor olabilir. Eğer nesne görülmeyecek olursa, onu arzulamaya, isimlendirmeye  ve  istemeye gerek kalmaz.

-Her kelimeyi  canlandırmak olası olmayabilir. Bu durumlarda özel açıklamalar yeterli olmayabilir. El sallama ve onaylama  gibi durumların açıklanması sırasında, elle kafayla yapılan harekete ek olarak vücudun pozisyonuyla  uyum olmasına da dikkat  edilmelidir.

-Görme güçlüğü olan çocuklarla görenler arasında  yaşamlarını bir arada sürdürmeleri  nedeniyle dokunurken, ‘görebiliyorum’ ve ‘görme’, ‘görünüm’ gibi kelimeleri kullanmaları  engellenmemelidir. Göremiyor bile olsa renklerin adlarını ve çimenin yeşil, gökyüzünün mavi olduğunu öğrenmesinin bir sakıncası yoktur.

-Tüm çocuklar öykü okunmasını ve anlatılmasını severler. Öykü gurubunda  olduğu zamanlar, görme engelli  çocuğun çok hoşuna gideceği gibi, dilinin gelişmesine katkısı olur. Eğer  çocuk anlatılanı anlamaz ve size sorular sorar ise  hiç kızmadan sabırlı bir şekilde  açıklayınız ve sorularını cevaplayınız. Resim ve şekilleri  parmaklarıyla dokunarak  tanımalarını  sağlayınız.

-Ayrıca çıkan seslerin nerelerden kaynaklandığını dokunmasına ya da görmesine imkan vererek gösteriniz.

Görme Güçlüğü Olan Çocuğa Beceriler Nasıl Öğretilir?

-Çocuk hiç görmüyorsa, onunla birlikte yaparak ona becerileri kazandırınız.

-Çocuk çok az görüyorsa, görmesinden yararlanarak becerilerini kazandırınız.

 Görme Güçlüğü Olan Çocuğu Beceriler Öğretilirken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

-Çocuğun neyi ne kadar yapabildiğine mutlaka bakınız, gözleyiniz.

-Bağımsız olarak yapabildiği beceriler varsa, nasıl yapabildiğine bakınız. Bundan sonra yapacağı becerileri öğretirken bunlardan yararlanabilirsiniz. Bağımsız olarak becerileri yapmasını teşvik ediniz, zaman ve fırsat veriniz.

-Çocuğa değişik beceri ve işleri öğretirken mutlaka gözleyin. Beceri ya da işi ne kadar yapabildiğini belirleyerek, bağımsız olarak yapamadığı yerlerde sadece yardım edin.

-Çocuğa sadece her defasında bir beceriyi ya da bu becerinin sadece bir bölümünü öğretmeyi deneyin. Önceki beceri ya da becerinin kolay bölümü tamamen öğrenildiğinde, becerinin izleyen güç bölümünü öğretmeye geçiniz.

-Mutlaka çocuğa kolay geleceğini düşündüğünüz becerinin öğretiminden işe başlayınız.

 

 

Nasıl Öğretilir?

-Kazandırmak istediğiniz beceriyi çocuğun nasıl yapacağını ilk olarak düşününüz. Bu beceri ya da işi sonra nasıl yapabileceğini sözel olarak açıklayınız.

-Sonra beceri ya da işi ona anlatırken, beceriyi birlikte yaparak nasıl yapılacağını gösteriniz. Çocuk sizi dinlerken yapmış olduğu beceriyi de parmaklarıyla yoklamasına her defasında izin ve fırsat veriniz.

-Daha sonra çocuktan bu beceriyi kendi başına yapmasını isteyiniz. Yardım etmeden yapabildiği kadar yapmasına izin veriniz. Yapamadığı bölümleri birlikte yaparken, çocuğun eli elinizin üstünde olsun ve yaptıklarınızı açıklayın.

-Çocuk beceriyi tamamlayabildiğinde, mutlu olduğunuzu hissettirin. Daha önce yapamadığı bir becerinin bir bölümünü yapabildiğinde yine hoşnut olduğunuzu belirtiniz.

-Beceri ya da işi her defasında, her zaman yaptığınız şekilde yapınız.

-Becerileri kendi başına yapabilmesi, sizin gittikçe daha az yardım etmenize bağlıdır. Ancak çok fazla yardıma ihtiyacı olduğunda ellerinizin üstüne koyduktan sonra beceriyi tamamlayınız.

-Becerilerin öğretimi beceriyi tamamen kendi başına yapabildiğinde tamamlanmış olur.

  Görme Güçlüğü Olan Öğrenciler Derslerde Kullanılan Araç-Gereçlerden Nasıl Yararlanır?

-Öncelikle sınıf panosuna asacağınız yazılı materyallerin (mevsim şeridi, tarih şeridi vb.) büyük puntolu yazılarla ve kolayca fark edilebilecek renklerle hazırlanması yararlıdır. Şayet engelli çocuk normal yazıyı göremiyorsa o takdirde sınıf panosuna braille yazı ile hazırlanmış materyallerin hazırlanması yerinde olacaktır. Bu arada sınıfınızda kurulacak doğa köşesi gibi bölümlerde resimlerin yanı sıra nesnelerin asıllarının modellerinin sergilenmesi iyi olur.

-Dokunma yoluyla yararlanılamayacak araç-gerecin sesiyle, kokusuyla, ağırlığıyla görme engelli çocuğa tanıtılması gerekir. Çocuklar ders araçlarıyla çalışırken onlara diğerlerinden biraz daha fazla zaman vermelisiniz. Bu araçlardan tehlikeli olanlar varsa, onlar hakkında gerekli uyarılarda bulunmalısınız. Kullandığınız araç ne olursa olsun, görme engelli çocuğun bu araçların sağladığı yararları anlayıp anlamadıklarını kontrol etmelisiniz.

-Hayat bilgisi, fen bilgisi ve sosyal bilgiler gibi derslerde konularla ilgili olarak düzenlenecek gezilerde özellikle müzelerden görme engellilerin bazı eserlere katılmaları mümkün olmayabilir. Bu durumda konu ile ilgili bilgiler sözlü olarak verilmeli şayet varsa sergilenen eserlerin modellerinden yararlanmaları sağlanmalıdır.

-Güneş sistemini tanırken bir kağıdın ortasına yapıştıracağınız küçük bir boncuğu güneş kabul ederek yörüngeleri belirlemek için ip halkalar kullanabilirsiniz. Bu halkaların üzerine de daha küçük boncuklar yapıştırarak diğer gezegenleri tanıtabilirsiniz.

-Sınıfta bazı deneyler yapılırken şayet deney sürecini elle izlemek mümkün olamıyorsa bu gibi deneyler görme engellilere ses, koku veya ısı gibi ip uçlarından yararlanılarak sezdirilebilir. Örneğin, suyun nasıl donduğunu gözlemek üzere engelli çocuğa kışın uygun bir gününde görev veriniz. Suyun donmasının geceleyin daha kolay olacağını, zira geceleri ısının daha düşük olacağını anlatınız. Çocuğun uygun bir kapla dışarıya bıraktığı suyun nasıl donduğunu sınıfta anlatmasını isteyiniz.

Görme Güçlüğü Olan Çocuklara Türkçe Derslerinde Neler Yapabiliriz?

-Hangi düzeyde olursa olsun görme engelli çocukların Türkçe dersi etkinliklerini gören çocuklardan çok büyük farklılıklar göstermediğini unutmayınız. Türkçe dersi öğretimi içerisinde yer vereceğiniz dinleme, anlama, okuma, yazma, sesli ve sessiz okuma ana dilini etkili şekilde öğrenme ve konuşma, yazılı ve sözlü ifade ile dil bilgisi konularında görme engelli çocuklarla diğer çocukların öğrendikleri şeyleri öğrenmek durumundadır.

-Okuma yazma etkinlikleri için görme engelliler özel araç-gereçler ve öğrenim teknikleri kullanılır. Bu kitaplar özel braille alfabesi  ile yazılarak hazırlanmıştır. Görme engelliler öğrendiklerinin önemli bir bölümünü dinleme yoluyla kazanırlar. Bu bakımdan Türkçe derslerinde görme engellilere öncelikle uygun dinleme teknikleri kazandırmalısınız. Yaşlarının elverdiği ölçüde dikkatlerini belli bir alanda tutmalarına yardımcı olmalısınız. Bu öğrencileri en ön sıraya oturtmalı, böylelikle öğretmeni ve tahtaya kalkan öğrencilerin söyledikler her şeyi duymalarına ve anlamalarına yardımcı olursunuz. Ön sırada oturan görme engelli çocuk duyduğu seslerden sizin tahtaya bir şey yazdığınızı sezer ve bir şey sorabilir. Görme engelli çocuklara uygun dinleme alışkanlığı kazandırılmasında ve dikkat sürelerinin arttırılmasında kendilerine işlenmekte olan konularla ilgili sık sık sorular sormanız ve ayrıca bazı kısa tekrarlar yaptırmanız onları daima uyanık tutacaktır. Sınıfta görme engelli öğrenciye bir konu anlattırırken onu mutlaka tahtaya kaldırmaya özen gösteriniz. Çünkü tahtaya kalkmak çocuğa ayrı bir güven duygusu verecektir.

Görme  Güçlüğü  Olan  Öğrencilere  Matematik  Dersini  Nasıl Öğretebiliriz:

Sınıfınızda  bulunan gören çocukların çoğu okula başladıklarında sayısal bakımdan bazı kavramları biliyor olabilirler. Görme engelli öğrencinizde  de bu kavramlar  bir dereceye kadar  mevcut olabilir. Ancak en iyisi yine de tüm çocukların  temel sayısal bilgilerini  kontrol ederken  görme engelli  öğrencinizin de  okula gelmeden önce edinmiş olabileceği  sayılarla ilgili temel becerilerini  kontrol ediniz. Zira görme engelli, diğer birçok alanda  olduğu gibi  bu alanda da ihmal edilmiş  olabilir. Öğreteceğiniz matematik bilgilerini görme engelli  çocuğun önceki  bilgilerin üzerine  bina edileceği  açıktır. Öncelikle sayıların  (1, 2, 3, 4,v.b.)  sözcük anlamlarının eşyalar üzerinde  ne anlam ifade ettiğini kavratmalısınız. Sayı sayma çalışmalarını  boncuk, nohut, fasulye gibi yaptırma suretiyle  çocuğun sayılar hakkında gerçek kavramlar edinmesini  sağlayınız ve bu saymaları yaparken çocuğun akıl yürütme  surecini dikkatle  izleyiniz. Sözgelimi, çocuk neden 3 sayısından sonra  4 sayısının geldiğini, neden 3 sayısından sonra 1 sayısının gelmediğini kavrata bilmekte midir? Yalnızca ezbere dayalı olarak yapılan saymalar, ileride problem çözme aşamasında güçlükler yarata bilir. Ayrıca saymalar yapılırken, sınıf içinde büyük boncuklu yüzlük abaküs bulunuyorsa, engelli çocuk için kullanılması yararlı olur. Çünkü bu abaküs üzerindeki boncukların düşüp kaybolması söz konusu değildir. Sayı saymada kullanılan diğer küçük boncukların veya değişik nesnelerin kolayca dökülüp kaybolmasını önlemek için bunları kutular veya çanaklar içinde öğrenciye vermelisiniz.

Öğretmenlere Öneriler;

*Yapacağınız aile ziyaretleri ile, özellikle görme engelli çocukla ilgilendiğinizi söyleyerek ve çocuklarını kabul ederek onlarında çocuklarını kabul etmelerine yardım etmiş olursunuz.
*Görme güçlüğü olan öğrenciniz için yapılabilecek tıbbi, çevresel ve eğitsel yardımları araştırınız.
*Görme güçlüğü olan öğrencinizde bağımsızlık duygusunu geliştirme çabalarının bir bölümü olarak bu çocukların kendi eğitim kitaplarından ve araçlarından sorumlu olmasını isteyiniz.
*Sınıftaki gören çocuklar zaman zaman görme güçlüğü olan çocuğa rehberlik yapabilir. Ancak görme güçlüğü olan çocuğun çok fazla bağımlı olmamasına dikkat ediniz.
*Görme güçlüğü olan öğrencinizi sınıftaki her etkinliğe katılması için cesaretlendiriniz. Eğer onun sınıftaki faaliyetlere katılması mümkün olmuyorsa ek etkinlikler düzenleyebilirsiniz.
*Tahtaya bir şeyler yazarken yazdıklarınızı yüksek sesle söylemeniz her zaman görme güçlüğü olan öğrenciniz   için yararlı olacaktır.
*Matematik öğretiminde görülen problemlere ek olarak fen bilimleri ve coğrafyanın da çok fazla görsel uyaranlara dayalı olması nedeniyle ek düzenlemelere ihtiyacınız olabilir. Bu nedenle görme engelliler okullarından materyal ve bilgi alabilirsiniz.
*Görme güçlüğü olan öğrencinize ödevini tamamlayabilmesi için ek zaman vermeniz uygun olacaktır.
*Görenler ile görme güçlüğü olan öğrencileriniz arasındaki sosyal ilişkileri güçlendirmek için onları

 

DERLEYEN:KARABÜK REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ ÖZEL EĞİTİM BÖLÜMÜ-2008

 

 

 

Ana Sayfa | Tarihçemiz | Kurumsal Yapı | Personellerimiz | Fotoğraflar | Slaytlar | Dokümanlar | İletişim
©2008 T.C. Karabük Rehberlik ve Araştırma Merkezi Tüm hakları saklıdır.
Tel: (370) 433 45 39 Faks:  E-Posta: