-Çok
Ağır Düzeyde Zihinsel Yetersizliği Olan Birey:
Bireyin zihinsel yetersizliği yanında başka
yetersizlikleri bulunması nedeniyle öz bakım,
günlük yaşam ve temel akademik becerileri
kazanamaması nedeniyle yaşam boyu bakım ve
gözetime ihtiyacı olan birey olarak
tanımlanmaktadır.Zeka Bölümü (IQ 0-19) olarak
ifade edilir
-Gerilikleri doğuştan fark edilir. Bazı basit öz
bakım becerilerini öğrenebilirler. Yaşamları
boyunca bütün aktivitelerde desteklenmeleri
gerekir. Beyin patolojileri ve fiziksel
anormallikler sıklıkla görülür. Orta ve ağır
düzeyde zihinsel yetersizliği yaşayan çocukların
düzeyine hiçbir zaman ulaşamazlar. Konuşmasının
gelişmemiş olması sosyal iletişim geliştirmesini
güçleştirmektedir. Motor becerileri zayıftır.
Tüm yaşamları boyunca sürekli ve yoğun bakım ile
yardıma gereksinim duyarlar.
- İleri derece zihinsel yetersizliği olanlara,
çok erken yaşlarda tanı konulur.
- İleri derece zihinsel yetersizliği olanlarda,
zekâ ile toplumsal işlev arasındaki ilişki
açıktır. Bunlar çocuklukta özel desteğe
gereksinim duyarlar ve bu durum yetişkinlikte de
devam eder. Çoğunlukla zihinsel yetersizliğine
neden olan özel bir nörolojik sorun vardır.
- Erken çocukluk yıllarında duyusal motor
işlevlerinde önemli eksiklikler vardır.
- Uygun eğitim verilirse motor gelişimleri,
kendine bakım ve konuşma becerileri gelişebilir.
Çok yakın denetim ve koruma altında bazı basit
işleri yapabilirler.
- Bu çocuklar, hayata uyum sağlamakta güçlük
çeken ve tüm ihtiyaçlarını karşılamada
başkalarının yardımına ve klinik bakıma ihtiyaç
duyan engellilerdir.
Çok Ağır Düzeyde Zihinsel Yetersizliği Olan
Öğrencilerin
Aileleri Neler Yapmalıdırlar?
Çok ağır düzeyde zihinsel yetersizliği olan
öğrencilerin aileleri şunları yapmalıdırlar:
1. İleri düzeyde zihinsel yetersizliği olan
çocuklarda yaralayıcı davranışlar; saçını çekme,
kafasını vurma v.b. davranışlar ortaya
çıkmaktadır. Bazı uzmanlara göre bunun nedeni;
çocuğun çevresel ve sosyal uyaranlardan aşırı
düzeyde soyutlanmasıdır. Bu durumda çocuk,
gereksinim duyduğu, ancak çevresinden alamadığı
uyaranları kendisi yaratmaktadır. Çocuğun
kendine zarar verici bu davranışlarını azaltmak
için çocuğa uyarıcı zenginliği sağ-lanmalıdır.
2. İleri düzeyde zihinsel yetersizliği
çocukların düşük düzeydeki işlevleri nedeniyle
eğitim programlarında öz bakım (tuvalet
alışkanlığı, yemek yeme vb.), dil ve hareket
becerilerine daha fazla önem verilmelidir.
3. İleri düzeyde zihinsel yetersizliği olan
çocuğun basma kalıp ve kendini yaralayıcı
davranışlarını iyileştirmede yaygın olarak
davranış değiştirme yöntemi uygulanmaktadır.
Davranış değiştirme yönteminde; istenilen
davranışı arttırmak, istenilmeyen davranışları
azaltmak ya da ortadan kaldırmak için tutarlı
olarak pekiştireç ya da cezalandırma (ödülün
verilmemesi) yöntemleri uygulanmaktadır.
Pekiştirme zaman geçirilmeden ve açık bir
biçimde verilmelidir. Örnek; çocuğa ilgi
gösterilmesi gibi sosyal bir nitelikte bir
pekiştireç olabilir).
4. İleri düzeyde zihinsel yetersizliği olan
çocuklar bir defada pek çok kavramı öğrenemezler
bu nedenle kavramlar çocuğa tek tek
öğretilmelidir. Bir kavram iyice öğrenilmeden
diğerine geçilmemelidir.
5. Çocuk kısa, basit ve somut komutlara
alıştırılmalıdır. Olumsuzdan daha çok, olumlu
ifadeler kullanılmalıdır.
6. Acele ve telaşlı emirler yerine sakin
ifadeler kullanılmalıdır.
7. Güven sarsıcı durumlardan (sözlerden,
isteklerden) kaçınılmalıdır. Çocuğu başkalarıyla
kıyaslamak, davranışlarından ötürü eleştirmek,
şiddete (dayağa) baş vurmak ailenin işinizi
zorlaştırır ve çocuğun eğitimini olumsuz yönde
etkiler.
8. İleri düzeyde zihinsel yetersizliği
çocuklarda konuşma bozukluğu, topluma
uyumsuzluk, dikkat vb. problemleri fazladır. Bu
çocuklar aileleri tarafından korunmaya
muhtaçtırlar.
9. İleri düzeyde zihinsel yetersizliği olan
çocuğu dışarı çıkarmak, normal yaşıtlarının ev
dışı ortamlarda görerek, yaşayarak
öğrendiklerini onun da öğrenmesi için
gereklidir. Kendilerini ve çocuğu toplumdan uzak
tutmamalıdır.
10. Çocukta hiçbir değişme gözlenmiyorsa ya da
hiçbir gelişme olmadığı düşünülmekte ise ve
hiçbir yeni beceri öğrenmiyorsa öğretmeniyle,
doktoruyla, diğer anne-babalarla görüşülmelidir.
Böylece aksayan noktayı, problemi bularak onun
eğitiminden en fazla yararlanması sağlanmış
olur.
DERLEYEN:KARABÜK REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ
ÖZEL EĞİTİM BÖLÜMÜ-2008